MENSTRUAL SİKLUS

MENSTRUAL SİKLUS

MENSTRUAL SİKLUS

MENSTRUAL SİKLUS NE DEMEKTİR?

Hormonların etkisi ile üreme organlarının her ay geçirdiği değişikliklerdir. Bu değişiklikler gebelikle veya menstrual kanamayla sonlanır. Menstrual siklus ortalama 28 gün sürer.

1.gün; menstrual kanamanın başladığı gün siklusun 1.günü olarak kabul edilir.
1-14. gün; östrojen fazı olarak da adlandırılan bu dönemde beyindeki hipofiz bezinden FSH
adı verilen hormon salınır, FSH yumurtalıklardan östrojen (kadınlık hormonu) üretimini uyarır.
2-5.gün; rahmin iç tabakası dökülür ve kanama giderek azalır.
6.gün; kanamanın bittiği bugün yumurtalıklarda folikül adı verilen kesecikler içinde yumurta gelişmeye balar ve rahmin endometrium adı verilen iç tabakası giderek kalınlaşır.
7-12.gün; yumurtayı içinde bulunduran kesecikler büyür ve östrojen üretimi devam eder.
13-14.gün; bu günlerde ovulasyon (yumurtlama) gerçekleşir. Bu dönemde cinsel ilişkide bulunulursa gebelik gerçekleşebilir. Ovulasyon sırasında kasık ağrısı ve hafif bir kanama görülebilir, bu günlerde vücut ısısı artar.
15-18.gün; yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşer ve yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınmaya başlar.
19-20.gün; rahim gebeliğe hazırdır. Premenstrual sendroma ait yakınmalar bu dönemde başlar.
21-28.gün; endometriumdaki bezler büyür ve kan damarları artar.

NORMAL MENSTRUAL KANAMA KAÇ GÜN SÜRER?

Menstrual kanamanın süresi kadınlarda farklılık gösterebilir, 2-7 gün süren kanamalar normaldir. Menstrual siklusun uzunluğu 21-35 gün arasında olmalıdır. Kanamaların başladığı ergenlik döneminde sikluslar daha düzensizdir.

MENSTRUAL KANAMALAR NE ZAMAN BAŞLAR?

İlk menstrual kanamaya menarş denir. Menstrual kanamalar 9-16 yaşları arasında başlar. Spor yapan veya çok zayıf olan kızlarda menarş gecikebilir. Onbeş yaşına dek menstrual kanama başlamadıysa hekime başvurmak gerekir. Vajina girişindeki zarda, vajinada veya rahimdeki anormallikler nedeni ile menstrual kanamalar başlamayabilir.

MENSTRUAL KANAMA SIRASINDA TAMPON KULLANMAK SAĞLIKLI MIDIR?

Ülkemizde çok yaygın olarak kullanılmayan tamponlar emiciliği fazla olan malzemelerden üretilir. Emiciliği çok fazla olan çeşitleri kullanıldığı ve uzun süre değiştirilmediğinde toksik şok sendromu adı verilen bir enfeksiyona neden olabilir. Ateş, döküntü, kas ağrısı ve ishale yol açan bu enfeksiyon çok nadir olarak da ani tansiyon düşmesine, karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olur. Tampon kullanırken 4-6 saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak, tamponu yerleştirmeden önce elleri yıkamak ve temizliğe dikkat etmek gerekir. Gerekli önlemler alındıktan sonra tampon kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

MENSTRUAL KANAMA SIRASINDA DENİZE GİRİLEBİLİR Mİ?

Eskiden bu dönemde birçok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma sağlandığı taktirde denize girilmesinde ve diğer sporların yapılmasında bir sakınca yoktur.

MENSTRUAL KANAMANIN ZAMANINI AYARLAMAK MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?

Hormonal preparatlar kullanılarak menstrual siklusta düzenlemeler yapılabilir. Hekime danışmadan bu tip hormon ilaçlarının kullanılması sakıncalıdır.

MENSTRUAL KANAMANIN DIŞINDAKİ ZAMANLARDA OLAN AKINTILAR NORMAL MİDİR?

Menstrual siklus boyunca kanamanın olmadığı dönemde vajinal salgıların olması normaldir. Kokusuz ve renksiz akıntılar önemli değildir. Akıntıya kaşıntı, idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetler eşlik ediyorsa hekime başvurmanız gerekir.

MENSTRUAL MİGREN NEDİR?

Migren ağrıları kadınlarda daha sık görülür. Migreni olan kadınların %60-70’i menstrual kanama ile baş ağrılarının ilişkisinden bahseder. Menstrual migren her ay menstrual kanamadan 2 gün önce başlayan ve kanama sonuna kadar süren baş ağrılarıdır. Kadınların %14’ünde görülen bu durumda baş ağrısına bulanık ve çift görme, denge bozukluğu, kulak çınlaması, duyma güçlüğü, baş dönmesi ve bulantı eşlik eder. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da hormon kullanmadıkları 7 gün süresince benzer migren ağrıları görülür. Düşük doz östrojen kullanılması ile bu yakınmalar azalabilir.

MENSTRUAL KRAMPLAR NEDİR?

Karın ve kasıkta menstrual kanama sırasında ve kanama başlamadan hemen önce görülen ağrılardır. Bu durum premenstrual sendromdan farklıdır. Üreme çağındaki birçok kadın hem menstrual kramplardan hem de premenstrual sendroma bağlı görülen değişikliklerden yakınır. Menstrual kramplar genellikle hafif olmasına rağmen bazen kadının günlük yaşantısını devam ettirmesini engelleyebilecek kadar şiddetli de olabilir. Kadınların yarısından çoğu kramplardan yakınırken, toplumdaki her 7 kadından birinde ağılar çok şiddetlidir.

DİSMENORE NEDİR?

Dismenore menstrual krampların tıbbi adıdır. Primer dismenore kadınların %50’sinden fazlasında görülen kramplardır, bu kramplar genellikle menstrual kanamaların başlamasıyla ortaya çıkar. Primer dismenorede ağrıya neden olan herhangi bir jinekolojik problem yoktur. Bu ağrılar yaş ilerledikçe ve doğum sonrasında azalır. Sekonder dismenore ise üreme organlarındaki problemlere bağlı olarak sonradan ortaya çıkar.

MENSTRUAL KRAMPLARA NE YOL AÇAR?

Gebelik gerçekleşmediğinde endometrium adı verilen rahmin iç tabakası dökülmeye başlar ve prostoglandin adı verilen maddeler salınır. Bunlar rahimdeki düz kasların kasılmasına ve endometriumun menstrual kanama ile dökülmesine neden olur. Rahimdeki düz kasların kasılması sırasında şiddetli kramplar hissedilebilir. Prostoglandin düzeyleri bazı kadınlarda çok yükselir, bu da ağrının çok fazla olmasına yol açar. Rahim ile rahim ağzı arasındaki kanalın dar olduğu kadınlarda kramplar daha şiddetli olur. Ayrıca stres de bu krampları arttırabilir.

MENSTRUAL KRAMPLARA BAŞKA YAKINMALAR DA EŞLİK EDER Mİ?

Menstrual kramplara baş ağrısı, bulantı, kusma, sık idrara çıkma ve barsak hareketlerindeki değişikliklere bağlı ishal veya kabızlık eşlik edebilir.

MENSTRUAL KRAMPLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Yeteri kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı azaltabilir. Prostoglandin üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir. Menstrual kanamadan bir gün önce ağrı kesicilerin kullanılmaya başlanması ve kanama başladıktan sonra 1-2 gün ilaca devam edilmesi önerilir. Çok şiddetli ağrı olduğunda doğum kontrol hapları kullanılarak ovulasyon önlenir, prostoglandin salınımı azaltılarak menstrual kanamanın ve krampların mümkün olduğu kadar hafif olması sağlanır. Sekonder dismenore tedavisi dismenoreye neden olan hastalığa bağlıdır.

HANGİ JİNEKOLOJİK PROBLEMLER DİSMENOREYE YOL AÇAR?

  • Endometriozis; rahmin endometrium adı verilen iç tabakasının rahim dışında da bulunması
  • Myomlar; rahim duvarında oluşan iyi huylu kas kitleleri
  • Adenomyozis; rahim içi dokunun kas tabakası arasına doğru yayılması
  • Pelvik inflamatuvar hastalık (PID); üreme organlarının yaygın enfeksiyonu
  • Yapışıklıklar; üreme organlarının birbirleriyle veya etraftaki dokular ile yapışık olması
  • Rahim içi araç; doğum kontrol yöntemi olarak rahim içi araç kullanılması
  • Premenstrual sendrom
  • Yumurtalık kistleri

Sekonder dismenoreye yol açan jinekolojik problemlerdir. Ağrının nedeni bulunarak tedavi edildiğinde menstrual kramplar azalır. Menstrual kanama sırasındaki ağrının şiddetinde bir artma olduğunda mutlaka hekime başvurulması gerekir.

MENSTRUAL SİKLUSLAR VE KANAMA NE ZAMAN ANORMAL OLARAK DEĞERLENDİRİLİR?

Yirmibir günden kısa veya 35 günden uzun süren sikluslar anormal olarak değerlendirilir. Menstrual kanamanın çok fazla olduğu, uzun sürdüğü veya iki kanama arasında lekelenme ve kanama görüldüğü durumlarda hekime başvurulması gerekir. Hormonal değişiklikler, yumurtalık kistleri, rahim veya rahim ağzındaki polipler, endometrial hiperplazi yani rahim içini döşeyen tabakanın fazla büyümesi, myomlar ve daha nadir olarak da rahim kanseri bu tip düzensizliklere yol açabilir.

MENSTRUAL SİKLUSLAR HANGİ DURUMLARDA UZUN SÜRER?

Bazı kadınlarda menstrual kanama yılda sadece 3-4 kez olabilir. Stres, ağır egzersiz, ani kilo kaybı ve ağır diyetler, tiroid bezindeki bozukluklar menstrual siklusların uzamasına neden olabilir. Polikistik over sendromu (PCO) adı verilen kilo fazlalığı, aşırı tüylenme ve kanama düzensizliklerinin görüldüğü bu hastalıkta da menstrual sikluslar uzar. PCO vakalarında östrojen hormonunun fazla salınmasına bağlı olarak rahim kanseri gelişebileceğinden, bu vakaların hekime başvurarak tedavi görmesi gerekir

MENSTRUAL SİKLUSLAR HANGİ DURUMLARDA KISA SÜRER?

Stres, bazı egzersizler ve hayatınızdaki ani değişiklikler nedeni ile menstrual sikluslar 21 günden daha kısa sürebilir. Fazla sigara ve kahve içen kadınlarda da sikluslar kısa sürer. Kısa aralıklarla menstrual kanama anemiye (kansızlık) neden olabilir. Bu durumda hekime başvurarak hem bu kanama düzensizliğinin hem de kansızlığın tedavi edilmesi gerekir.

MENSTRUAL KANAMA OLMAMASININ SEBEPLERİ NELERDİR?

Aktif cinsel hayatı olan kadınlarda menstrual kanamanın gecikmesinin en sık görülen nedeni gebeliktir. Altı ay veya daha uzun süre menstrual kanama olmamasına amenore denir. Menstrual kanama olmadığı zaman ovulasyon da gerçekleşmez. Bu durum ani ve fazla kilo kayıplarından sonra, yaşam tarzındaki değişiklikler ve stres nedeni ile ortaya çıkabilir. Amenore kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da görülebilir. Kırkbeş yaş üzerindeki kadınlarda ise menopoz öncesi dönemde menstrual kanamalar çok uzun aralıklarla gerçekleşebilir. Amenore vakalarında östrojen hormonunun azalmasına bağlı kemik kayıpları görülebileceğinden mutlaka hekime başvurulması gerekir.

İKİ MENSTRUAL KANAMA ARASINDAKİ DÖNEMDE NİÇİN LEKELENME OLUR?

Menstrual kanamanın bitiminden sonra ve gelecek menstrual kanama başlamadan önce olan kanamalar ara kanamalardır. Ara kanamalara hormonal düzensizlikler, myomlar, enfeksiyonlar, genital organ yaralanmaları, endometriozis hastalığı, kanserler ve bazı ilaçlar neden olur. Ara kanama mutlaka hekime başvurulmasını gerektiren bir durumdur.

ARA KANAMALARIN NEDENİNİN TESPİT EDİLEBİLMESİ İÇİN HANGİ İNCELEMELER YAPILMALIDIR?

Jinekolojik muayene, Pap smear incelemesi (rahim ağzından alınan örneğin patolojik incelemesi), enfeksiyondan şüphelenilirse mikrobiyolojik inceleme , hormonal testler, kan sayımı ve gerekli görüldüğünde laparoskopi yapılmalıdır.

ARA KANAMALARIN TEDAVİSİ NEDİR?

Ara kanamaların tedavisi kanamaya neden olan probleme yöneliktir. Ara kanamaya neden olan problem zamanında teşhis ve tedavi edilmezse kan kaybına bağlı anemiye, kanamanın nedenine bağlı olarak infertilite ve kansere yol açabilir. Kansızlığın tedavi edilmesi için ilaç kullanılması gerekebilir. Genellikle progesteron içeren hormon preparatlarının kullanılması ile ara kanamalar önlenir. Kanamaya neden olan problemin de mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

PREMENSTRUAL SENDROM NEDİR?

Premenstrual sendrom birçok sağlıklı kadında menstrual siklusun ikinci döneminde görülen fiziksel ve duygusal değişikliklerdir. Ovulasyon sonrasında başlayan yakınmalar menstrual kanama öncesindeki bir hafta boyunca çok yoğunlaşır. Bu yakınmalar menstrual kanamanın başlaması ile azalır. Kadınların %80’i menstruasyon öncesi dönemde bazı fiziksel ve duygusal değişikliklerden yakınır. Bu kadınların %40’ında yakınmalar kendilerini, etraflarındaki kişileri ve normal aktivitelerini etkileyecek kadar fazla olabilir. Vakaların %7’sinde ise yakınmalar günlük aktivitelerin yapılmasını tamamen engelleyecek kadar ağır olabilir.

PREMENSTRUAL SENDROM NEDEN GÖRÜLÜR?

Hormonlara bağlı olarak düşünülen premenstrual sendromun neden kaynaklandığı kesinlik kazanmamıştır. Birçok kadın yaşı ilerleyip hormonal düzensizlikler arttıkça premenstrual sendroma bağlı yakınmalarının arttığından bahseder. Bu sendrom ovulasyonun gerçekleştiği sikluslarda görülür. Ovulasyon ile artan progesteron hormonunun bu sendroma neden olduğu düşünülmüş fakat doğrulanamamıştır. Premenstrual sendroma bağlı bazı yakınmaların progesteron kullanımı ile azalması da araştırmacıları bu düşünceden uzaklaştırmıştır. Bazı vitamin ve minerallerin eksikliğinin de bu sendroma yol açtığı düşünülmektedir.

PREMENSTRUAL SENDROM ÖNLENEBİLİR Mİ?

Sağlıklı beslenmek, fazla karbonhidrat içeren öğünlerden özellikle tatlı besinler ve çikolatadan, çok tuzlu yiyeceklerden, kafein içeren kolalı içeceklerden, kahve ve sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak, yeteri kadar kalsiyum (1500 mg/gün) almak, lifli yiyecekler, bol sebze, meyve yemek ve bol su içmek premenstrual sendroma bağlı yakınmaları önleyebilir.

PREMENSTRUAL SENDROM NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Premenstrual sendroma bağlı yakınmaların azaltılabilmesi için sağlıklı beslenme, kalsiyum, magnezyum ve mangenez gibi minerallerin ve A, B6 ve E vitaminlerinin alınması önerilir. Ayrıca yakınmalara göre ağrı kesiciler, antidepresanlar (depresyonu önleyen ilaçlar), doğum kontrol hapları ve idrar söktürücüler kullanılabilir. Son yıllarda L-Triptofan adı verilen amino asitin (proteinlerin yapı taşları) kullanılmasının premenstrual sendroma bağlı yakınmaların önlenmesinde yararlı olduğu gösterilmiştir. L-Triptofan özellikle vücutta su tutulmasını, göğüslerde gerginlik ve hassasiyeti, duygusal bozuklukları ve baş ağrısını azaltır. Bazı herbal preparatlar da (doğal otlardan hazırlanan ürünler) premenstrual sendroma bağlı yakınmaların önlenmesi için kullanılmaktadır. Bu ürünlerin etkinliği ile ilgili yeterli sayıda çalışma yoktur.

PREMENSTRUAL SENDROMA BAĞLI BAZI BESİNLERE KARŞI AŞIRI İSTEK DUYULABİLİR Mİ?

Birçok kadın menstruasyon öncesindeki dönemde çikolata ve tatlı yiyecekler gibi bazı besinleri yemek için aşırı istek duyabilir. Çikolata, kolalı içecekler ve kahve gibi kafein içeren besinlerin fazla tüketilmesi yakınmaları arttırabilir. Kafein içeren besinler özellikle göğüslerde şişlik ve hassasiyeti arttırır, baş ağrısını şiddetlendirir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>