Archive for Ekim 2015

Üreme Sağlığı

Üreme Sağlığı
Üreme Sağlığı
Gebeliği etkileyen jinekolojik hastalıklar;
Üreme organlarının durumu ve hastalıkları gebeliği direkt olarak etkiler. Planlanan gebelik öncesinde hekiminize danışarak kullandığınız doğum kontrol yöntemini ne zaman bırakmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz.
- Myomlar: Myom küçük ise genellikle gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesini engellemez. Gebelik döneminde myomlar büyüyerek rahim ağzını kapatıp doğumu güçleştirebilir, bu durumda sezaryen ile doğum önerilir. Büyük myomlar erken doğum riskini arttırır. Gebelik öncesinde ultrasonografik inceleme ile myomlar belirlenerek gerekli önlemler alınır. Büyük myomlar gebeliğin elde edilmesini de engeller.
– Endometriozis: Karın içine kanamalar yapan bu hastalık gebe kalmayı güçleştirebilir. Gebelik elde edildikten sonra sağlıklı devam eder ve gebelik döneminde endometriozis hastalığı iyileşir.
– Önceden geçirilmiş jinekolojik operasyonlar: Önceden geçirilen operasyonlar bazen skar (nedbe) dokusunun gelişmesine neden olabilir, bu durumda gebe kalmak zorlaşabilir ve düşük ihtimali artar. Günümüzde gelişmiş operasyon teknikleri uygulandığında bu komplikasyonlar nadir görülür. Rahim ağzındaki operasyonlar sonrasında elde edilen gebeliklerde rahim ağzı yetmezliği görülebilir, olabilecek düşüklere karşı gerekli önlemlerin alınması gerekir.

Kullanılan doğum kontrol yöntemi:
- Doğum kontrol hapı; kullanan kadınlar ilacı kestikten sonra birkaç ay içinde gebe kalabilirler. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlar hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalabilirler, bu durum bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.
– Rahim içi araç; kullanılması hiç çocuğu olmayan kadınlara önerilmez. Rahim içi araçlar enfeksiyonlara neden olarak infertiliteye yol açabilir. Rahim içi araç varken gebe kalırsanız hekiminiz rahim içindeki yerleşimini belirleyerek rahim içi aracı çıkarıp çıkarmamaya karar verir. Rahim içi araç varken elde edilen gebeliklerde ikinci üç aylık dönemde düşük görülme ihtimali artar.

Önceki gebeliklerde görülen sorunlar:
- Dış gebelik; Dış gebelik öyküsü olan kadınların daha sonraki gebeliklerinde dikkatli olmaları gerekir. Bir sonraki gebelikte de dış gebelik görülme ihtimali %10’dur. Ağrının eşlik ettiği vajinal kanama ve lekelenmelerde hemen hekime başvurulması gerekir.
– Düşük; Gebeliklerin %15-20’si düşükle sonlanır. Bir kadının iki gebeliği düşük ile sonlanırsa araştırılması ve tekrar gebelik elde edilmeden düşük nedenine göre tedavi edilmesi gerekir.
– Önceki gebeliklerinde gebeliğe bağlı; diabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, pre-eklempsi (gebelik zehirlenmesi), Rh uyuşmazlığı, erken doğum, düşük doğum ağırlıklı ve büyüme geriliği olan bebek veya ölü doğum öyküsü olan kadınlar detaylı olarak incelenerek gebelik öncesinde ve gebelik döneminde gerekli önlemler alınmalıdır.

Üreme Organlarında Görülen Enfeksiyonlar

Üreme organlarında görülen enfeksiyonlar gebe kalmayı veya elde edilen gebeliğin sağlıklı devam etmesini engelleyebilir. Gebe kalmadan önce anne adaylarının bu enfeksiyonlar açısından kontrol edilmesi gerekir.
- Klamidya enfeksiyonu: Çok yaygın olarak görülen bu enfeksiyon kadın ve erkeklerde herhangi bir yakınmaya neden olmayabilir. Tespit edildiğinde antibiyotikler ile kolaylıkla tedavi edilebilen bu enfeksiyon yeni doğanda ciddi göz enfeksiyonlarına ve zatürreye neden olabilir. Klamidya enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizma cinsel temas dışında havuzlardan, saunalardan bulaşarak rahim ağzına yerleşir. Anne adayları, yumurtalık kanallarında tıkanıklıklara neden olarak infertiliteye ve dış gebeliğe de yol açabilen klamidya enfeksiyonu açısından gebelik öncesinde incelenmelidir.
– Üreoplazma ve mikoplazma enfeksiyonları: Yaygın görülen bu mikroorganizmalar yeni doğan bebeğe geçmez. Gebelik dönemindeki enfeksiyonlar düşüğe, erken doğuma ve bebeğin doğum kilosunun düşük olmasına neden olabilirler.
– Gonore (Bel Soğukluğu): Cinsel temas yolu ile bulaşan bu mikroorganizma vajinal akıntı, karın ağrısı ve ateşe neden olabilir. Mikroorganizma kana karışarak eklem ağrılarına, deri döküntülerine ve menenjit gibi ağır tablolara da yol açabilir. Gebelik sırasında alındığında yayılarak ağır enfeksiyonlara neden olur. Erken doğum, bebekte gelişme geriliği ve doğum sırasında bulaşarak körlüğe, menenjite ve eklem iltihabına yol açabilir. Doğum sonrasında yeni doğanların gözlerine gümüş nitrat solüsyonu damlatılarak göz enfeksiyonları engellenir.
– Sifilis (Frengi): Günümüzde nadir görülen bir enfeksiyon olan sifilis gebelik döneminde geçirildiği taktirde düşük, ölü doğum, yeni doğanda zeka geriliği, körlük ve sağırlığa neden olabilir.
– Herpes (Uçuk) Enfeksiyonları: Uçuklara neden olan herpes viruslarının 2 tipi vardır. Gebeliğin erken dönemlerinde geçirilen enfeksiyonlar düşüğe neden olur. Herpes virus enfeksiyonları bir kez alındıktan sonra vücutta inaktif olarak kalır ve tekrarlama eğilimindedir. Anne adayı bu virus ile ilk kez gebeliği sırasında karşılaşırsa bebek daha fazla etkilenebilir. Normal doğum sırasında aktif herpes enfeksiyonu olan gebelerin bebeğe enfeksiyonu geçirme riski % 50’dir, bu bebeklerde beyin iltihabı ve körlük görülür.
– Pelvik Enflamatuvar Hastalık: Sık görülen ve hastalığı geçiren kadınların %15’inde infertiliteye neden olabilen ciddi bir enfeksiyondur. Vajinadan rahim ve tüplere yayılarak yapışıklıklara ve infertiliteye neden olan bu enfeksiyona birçok bakteri yol açabilir. Pelvik enflamatuvar hastalık dış gebeliğe de neden olabilir.
– İdrar Yolu Enfeksiyonları: İdrar yolu enfeksiyonları tedavi edilmediği taktirde anne adayına ve bebeğe zarar verir. Anne adayları, düşüğe, erken doğuma, bebekte gelişme geriliğine ve ani bebek ölümüne neden olan bu enfeksiyonlar açısından gebelik öncesi dönemde değerlendirilmeli ve teşhis edilen enfeksiyonlar tedavi edilmelidir.
Gebelik öncesindeki kontrolde anne adayından tüm bu enfeksiyonların değerlendirilebilmesi için gerekli örnekler alınarak testler yapılmalıdır.

 

More

Egzersiz

Egzersiz
Hamilelikte ay ay yapabileceğiniz egzersizler nelerdir?

ccsHamileliğin ilk 3 aylık dönem
Bu dönemde, vücudunuz gelecek aylarda daha dayanıklı olabilmek için yeni şeklini almaya başlar. Hamilelik sırasında üç kas grubunun yani sırt, karın ve pelvis kaslarının çalışması çok önemlidir. Bu kas grubunu güçlendirip rahatlatan egzersizler yardımıyla vücudunuzu ileriki aylarda alacağınız kilolara hazırlayabilirsiz. Hamileliğin bu ilk 3 aylık döneminde hafif tempolu yürüyüşler, aerobik egzersizleri, kas kuvvetini artırmaya yönelik egzersizler yapılabilir. Ek olarak hamilelerin pilates ve yoga gibi egzersizler  yapması da faydalı olabilir.

3-6 aylık dönem
Bu dönemde, kilo alımları başlayacağından artık geriye doğru uzanırken, omurga üzerine fazla basınç yaparak sırtınızı ağrıtmamaya dikkat etmeniz gerekir. Bu nedenle sırt üstü yatar pozisyondaki egzersizler, bebeğe baskı oluşturacağından ve bebeği oksijensiz bırakacağı için kaçınılması gereken egzersizlerdir. Bunun yerine bacak kaslarını güçlendirmek için egzersizler yapılabilir.

6-9 aylık dönem
Artık kilo iyice arttığından, hareket ederken zorluk çekilmeye başlanır. Bu sebeple dolaşımı hızlandırmak ve enerji düzeyini artırmak için egzersiz yapılmalıdır. Fakat rahim kalbe uzanan ana damara baskı yaptığından ve kan akışını yavaşlatıp kan basıncını düşürdüğünden yere sırt üstü uzanmamaya dikkat edilmelidir. Bu dönemde bebeği korumak amaçlı sadece oturma pozisyonlarındaki hareketler yapılmalıdır. Yürüyüş egzersizleri ve pilates doğumun daha kolay ve rahat geçmesi için hamileliğin son dönemlerinde büyük önem taşır.

More

Gebelik ve Aşılar

Gebelik ve Aşılar
Gebelik ve Aşılar
Gebelikte İmmünizasyonGebelik sırasında geçirilen bulaşıcı hastalıklar hem anne hem de bebek için tehlikeli olabilir. Özellikle gebeliğin ilk haftalarında geçirilen bazı hastalıklar düşük veya doğumsal defektlere neden olabilir. Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar annede herhangi bir yakınmaya neden olmasa bile embryoya zarar verebilir. Birçok aşı az miktarda canlı mikroorganizma içerir. Aşılar enjekte edildiğinde vücutta içerdikleri mikroorganizmalara karşı bağışıklık gelişmesini sağlar ve ileride aynı mikroorganizma ile karşılaşıldığında enfeksiyon çok hafif atlatılır. Canlı aşılar bebeği enfekte edebilir, bu nedenle gebelik döneminde bu aşılar yapılmaz. Enfeksiyon hastalıkları gebeliğin ilk döneminde geçirildiğinde gebeliğin düşükle sonlanmasına veya bebekte doğumsal defektlerin gelişmesine neden olabilir. Bu enfeksiyonları önlemeye yönelik tedbirlerin gebelik öncesinde alınması ve gebeliğin başlangıcından önce anne adayının bağışıklık durumunun incelenmesi gerekir.

Düşük veya Doğum Defektine Neden Olan Enfeksiyonlar

Birçok enfeksiyonun kongenital anomaliler ve düşüğe neden olduğu bilinir.

- Kızamıkçık; Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık %5-10’u kızamıkçık enfeksiyonuna karşı bağışıklık kazanmamıştır. Çocukluğunuzda kızamıkçık geçirip geçirmediğinizi hatırlamaya çalışmaktansa kanda antikor testi yapılarak bağışıklık durumunuz kesin olarak belirlenmelidir. Kızamıkçık en çok belirtileri ortaya çıkmadan bir hafta öncesindeki dönemde bulaşır. Eğer işiniz çocuklarla ilgiliyse veya bir sağlık kuruluşunda çalışıyorsanız kızamıkçık virusu ile karşılaşma ihtimaliniz yüksektir. Gebelik öncesinde bağışıklık durumunun belirlenerek gebelikten en az 3 ay önce aşı yapılması gerekir. Gebelik sırasında kızamıkçık geçirilmesi düşük ve ölü doğum olasılığını arttırır. Bebekte sağırlık, göz hastalıkları, deri hastalıkları, mental retardasyon (zeka geriliği) ve büyüme geriliği gibi kalıcı doğumsal anomalilere neden olabilir. Doğurganlık çağındaki tüm kadınların bağışıklık durumunun belirlenerek bağışık olmayanlara gebelik elde edilmeden en az 3 ay önce aşı yapılmalıdır.
– Kızamık; Gebelik sırasında anne adayı kızamık geçirirse yeni doğanda doğumsal anomali riski artar. Bağışıklık durumunuz belirlenerek gebelikten üç ay önce aşı yapılması gerekir.
– Kabakulak; Kabakulak, boyun bölgesindeki tükürük bezlerine etki eden yaygın bir viral enfeksiyondur. Yetişkin çağda geçirildiğinde tehlikeli olabilir, gebeliğin ilk üç aylık döneminde geçirilirse düşük ihtimali artar. Kabakulak enfeksiyonuna karşı bağışık değilseniz gebelik elde edilmeden en az 3 ay önce aşı yaptırmanız gerekir.
– Suçiçeği; Suçiçeğine yol açan virus herpes (uçuk) virüsleri ailesindendir. Gebelik sırasında geçirilirse gelişmekte olan bebeğe zarar verebilen bir enfeksiyondur. Anne adayında gebeliğinin 16. haftasından önce enfeksiyon görülmesi bebekte gelişme geriliğine, kol ve bacak deformitelerine, göz bozukluklarına ve beyin gelişiminin yavaşlamasına neden olur. Önceden enfeksiyonu geçirip geçirmediğiniz belirlenerek gerekirse aşılanmanız önerilir.
More

Genetik

Genetik
Genetik
Gebeliğe karar verdiğiniz zaman sizin ve eşinizin ailelerindeki bireylerde Down Sendromu, zeka geriliği, kan hastalıkları, doğuştan kalp hastalıkları, iskelet sistemine ait problemler, kas hastalıkları, epilepsi (sara), kistik fibroz, metabolik hastalıklar olup olmadığını değerlendirmeniz ve araştırmanız gerekir. Akraba evliliği, anne yaşının ileri olduğu gebelikler, önceki gebeliklerin düşükle sonlanmış olması, ölü veya anomalili bebek dünyaya getirmiş olmak genetik danışmanlık almanızı gerektirir.Genetik hastalıklar;

İnsan vücudunda yumurta ve sperm dışındaki tüm hücreler 23 çift kromozom içerir. Yirmi üç tek kromozom içeren sperm ve yumurta hücresi birleşerek 23 çift kromozom içeren embryoyu oluşturur.

- Dominant geçişli hastalıklar; Anne veya baba adayından birisi dominant geçişli bir hastalık taşıyorsa doğacak çocuğun hasta olma olasılığı %50’dir. Bilinen 2000 çeşit dominant geçişli genetik hastalık vardır.
– Resesif geçişli hastalıklar; Resesif geçişli hastalığı taşıyan kişilerde hastalığa ait bulgular görülmez. Anne veya baba adayının her ikisinin de resesif geçişli hastalık taşıması halinde doğacak çocuğun hasta olma ihtimali %25, taşıyıcı olma ihtimali ise %50’dir. Bilinen 1300 çeşit resesif geçişli genetik hastalık vardır.
– X kromozomuna bağlı geçiş gösteren hastalıklar; Kadınlar iki X cinsiyet kromozomu erkekler ise bir X bir de Y cinsiyet kromozomu taşır. X’e bağlı geçiş gösteren hastalığı taşıyan bir annenin oğlunda hastalık görülme ihtimali %50’dir. Bu şekilde geçiş gösteren 240 değişik hastalık belirlenmiştir.
More

Beslenme

Beslenme
Beslenme
Sağlıklı BeslenmeDengeli ve sağlıklı beslenme sağlıklı çocuk sahibi olabilmek için çok önemlidir. Çiftlerin sağlıklı beslenmesi yumurta ve sperm kalitesini ve döllenmeyi etkiler. Gebelik öncesi dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ve bunların gebelik süresince devam ettirilmesi çok önemlidir. Düzenli beslenme alışkanlığı anne adayına, ailesine ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur.Gebelik öncesi dönemden itibaren temel besin gruplarının hepsinden her gün alınmasına, günde 3 öğün yemek yenmesine ve kalsiyum, demir, folik asit gibi önemli vitamin ve mineralleri içeren besinlerden yeterli miktarlarda alınmasına dikkat edilmelidir.

Önerilen ideal diyet aşağıdakileri içermelidir;

Protein 4 porsiyon
Süt ve süt ürünleri 4 porsiyon
Tahıl 3 porsiyon
Yeşil sebze 2 porsiyon
C Vitamininden zengin meyveler 1 porsiyon
Diğer sebze ve meyveler 4 porsiyon

Vitaminlerin en iyi kaynağı taze sebze ve meyvelerdir. Fazla pişmiş, dondurulmuş ve uzun süre bekletilmiş gıdalar içerdikleri vitaminleri kaybeder. Konservelerin birçoğunun da besin değeri azalır. Etlerin yenmeden hemen önce pişirilmesi sağlıklıdır. Taze sebzeleri haşlamak yerine buharda pişirmelidir.

Vejetaryen olan kadınlar yeterli miktarda protein, kalsiyum ve demir alamazlar. Vejetaryen olan kadınların mutlaka gebelik öncesinde protein alımını arttırması ve vitamin takviyesine başlaması gerekir.

Vitamin ve Mineraller

Gebelik öncesinde vitamin kullanan kadınların hekime danışarak gerekirse kullandıkları vitamin haplarını değiştirmeleri gerekebilir. A, C, ve D vitaminleri yüksek dozda alındıklarında gelişmekte olan bebeğe zarar verebilirler. Gebelik döneminde vücudun vitamin ihtiyacı değişir.

- Demir; Birçok kadında demir eksikliği görülür. Gebelik öncesinde fazla yakınmaya neden olmayan bu durum gebelikle beraber artar. Demir eksikliği anemiye (kansızlığa) yol açar. Gebelik öncesinde demir eksikliği belirlendiği taktirde mutlaka tedavi edilmelidir. Demir ihtiyacının sadece besinlerle karşılanması zordur.
– Folik Asit; Sağlıklı gebelik için en önemli vitamin folik asittir. Döllenmeden hemen sonra omurilik ve sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynar. Gebelikten önceki 3 aylık dönemden itibaren günde 400 mg folik asit takviyesi nöral tüp bozukluklarının oluşmasını engeller. Folik asit narenciyede, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, badem ve baklagillerde bulunur. Gebelik öncesi dönemden itibaren doğal besinlerle alınan folik asit yanında 400 mg folik asit içeren multivitaminler veya folik asit tabletleri önerilir.
– A Vitamini; Protein sentezi, kemik ve diş gelişimi, deri hücreleri ve gözde retina hücrelerinin gelişimi için gerekli bir vitamindir. Genellikle gıdalardan yeterli miktarda alınabilir. Günde 5000 ünitenin üzerinde alındığında doğumsal anomalilere yol açabilir.
– D Vitamini; Güneşten veya gıdalardan alınabilen bu vitamin kemik gelişimi için gereklidir. Süt ürünleri ve balık bu vitaminden zengin gıdalardır. Fazla miktarda alındığında doğumsal anomalilere yol açabilir.
– E Vitamini; Antioksidan olan bu vitamin fazla alındığında vücutta birikerek toksik düzeylere ulaşabilir ve gelişmekte olan bebeğe zarar verir.
– K Vitamini; Kanın pıhtılaşması için gerekli olan bu vitaminin eksikliği ancak karaciğer hastalığı olan veya uzun süre antibiyotik kullanan kişilerde görülür. Gebelik döneminde fazla miktarda alınması bebeğe zarar verebilir.
– C Vitamini; vücudun birçok fonksiyonunda rol oynar. C vitamini gereğinden fazla alındığında emilimi azalır ve fazla alınmasına rağmen hem gebede hem de bebeğinde eksiklik görülebilir. Gıdalarla ve prenatal vitamin preparatları ile yeterli miktarda alındığı için C vitamini takviyesine gerek yoktur.
– B Vitaminleri; B kompleks vitaminleri vücudun birçok fonksiyonu için beraberce çalışır ve gereklidir. En sık B6 vitamininin eksikliği görülür. Bu vitamin lifli gıdalarda, tahıllarda, süt, yumurta ve yeşil sebzelerde bulunur. Gebelik döneminde B1 vitamini ihtiyacı da artar. B1 vitamini eksikliği olan annelerin bebeklerinde ani bebek ölümlerinin daha sık görüldüğü düşünülmektedir. Prenatal vitamin preparatları yeterli miktarda B kompleks vitaminleri içerir.

Vücut Ağırlığınız
Gebe kalmadan önceki vücut ağırlığınız önemlidir. Boy uzunlukları ile orantılı olarak normal kilolarının üzerinde veya altında olan kadınlar gebelikleri sırasında, vücut ağırlıkları normal olan kadınlardan daha fazla problem yaşarlar. Gebelik sırasında kilo almanız veya vermenizdense, gebelik öncesi kilonuzun bebeğin doğum kilosu üzerinde etkisi vardır. Gebelik planı yapıyorsanız sorunsuz bir hamilelik geçirmek ve sağlıklı bir bebek sahibi olmak için gebelik öncesi ideal kilonuza ulaşmayı sağlamalısınız.
- Normalden Düşük KiloVücut ağırlığınız ideal kilonuzdan % 10 daha düşük ise zayıf sayılırsınız. Zayıf kadınlarda yetersiz beslenme, vitamin ve mineral eksiklikleri sık görülür. Zayıf olan kadınların gebelik öncesi kilo almaları ve prenatal vitamin takviyesine başlaması gerekir. Bu kadınlarda erken doğum ve bebeğin düşük doğum ağırlıklı olma ihtimali artar. Bu bebeklerde gelişme geriliği de görülür. Gebeliğin ilk üç aylık döneminde hızlı kilo alınması sakıncalıdır. Bu dönemde çok fazla gıda alınması bebeğin ilerideki kilosunu etkileyebilir. Gebelik döneminde fötal yağ hücreleri hızla çoğalır.Gebelik döneminde iki kişilik yemek yemek yaygın ve yanlış bir inanıştır, bu dönemde tek kişilik ve dengeli beslenmek gerekir. Kalori alımı biraz arttırılmalı ve bu ekstra kaloriler karbonhidratlardan alınmalıdır.

– Fazla Kilo

Obezite, kilonuzun ideal kilonuzdan % 20 daha fazla olmasıdır. Fazla kiloluysanız gebelikten önce kilo vermeye çalışmanız önemlidir çünkü gebelik döneminde diyet yapılması önerilmez. Gebelikte diyet yapmak sizin ve bebeğinizin ihtiyacı olan temel gıdaların eksilmesine neden olur. Diyet sırasında vücutta depolanan yağlar tüketilir, bu durum vücudun metabolik dengesini bozar. Ketozis olarak adlandırılan durum ortaya çıkabilir, ketozis bebeğin sinir sistemini etkiler ve düşük IQ? lu olmasına neden olur.

Fazla kilolu olan kadınlar büyük bebekler dünyaya getirirler. Bu durum bebek ve anne için travmatik doğum nedenidir, forsepsle veya sezaryen ile doğum yapılmasını gerektirir. Fazla kilolu kadınlarda preeklampsi-eklampsi (gebelik zehirlenmesi), yüksek tansiyon, diabet, pıhtılaşma bozuklukları ve kalp problemleri daha fazla görülür.

Gebe kalmadan önceki dönemde yağdan fakir, liften zengin diyet uygulanarak ve egzersiz yaparak kilo verilmesi uygun olur. Haftada 1 kg vermek güvenlidir, daha hızlı kilo vereceğiniz diyetler gebe kalma şansınızı düşürüp, gebelik öncesi besin depolarınızı azaltır.

Beslenme alışkanlıklarını değiştirip, düzenli beslenerek ideal kiloya ulaşılması en doğrusudur.

 

More

İleri Yaş Gebelik

İleri Yaş Gebelik
İleri Yaş Gebelik
Günümüzde ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen kadınların sayısı artmıştır. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtalıkların fonksiyonları yavaşlar ve yumurtalar yaşlanır dolayısı ile gebelik elde edilmesi zorlaşır. Otuzbeş yaştan sonra her menstruel siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmayabilir. Yaş ilerledikçe Down Sendromu gibi kromozomal hastalıkların görülme olasılığı ve düşük ihtimali artar.İleri yaş gebeliklerde hipertansiyon, kalp problemleri, preeklempsi (gebelik zehirlenmesi), diabet daha sık görülür. Gebelik öncesi dönemden itibaren iyi takip edilirse ileri yaştaki birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi olabilir.

Tübal cerrahi geçirmiş, endometriozis hastalığı veya myomları olan kadınlara ve diabet, kalp hastalığı, hipertansiyon gibi sağlık problemleri olan kadınların mümkün olduğu kadar erken bebek sahibi olmaları önerilir.

More

İlaç Kullanımı

İlaç Kullanımı
İlaç Kullanımı
Hamilelik dönemi ve öncesinde reçeteli veya reçetesiz satılan tüm ilaçları kullanmadan önce bu dönemde kullanılıp kullanılamayacaklarının araştırılması gerekir. Gebelik dışında kullanıldığında hiçbir yan etkisi olmayan ilaçlar dahi gebelik döneminde kullanıldığında gelişmekte olan bebeğe zarar verebilir. Herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan bir kadın menstrual siklusun ikinci yarısında gebe olduğunu düşünerek gerekli önlemleri almalı ve kendine zarar verebilecek şeylerden kaçınmalıdır.Baba adayının aldığı birçok ilaç da gebeliğe etki edebilir. Prekonsepsiyon döneminde erkeğin kullandığı ilaçların spermi direkt olarak etkileyerek bebekte doğumsal anomalilere neden olduğunu gösteren bazı çalışmalar vardır. Bazı ilaçlar ise ejekülata (meniye) karışarak cinsel ilişki sırasında annenin rahim ağzından emilir ve gelişmekte olan embryoya zarar verebilir. Bu konuda daha fazla bilimsel araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Doktora danışmadan kullandığınız, yan etkisi az olan ve reçetesiz satılan birçok ilaç gebelik sırasında kullanıldığında gelişmekte olan bebeğe zarar verebilir;

- Alerji için kullanılan birçok ilaç doğumsal anomalilere yol açar, gebeliğin ilk üç aylık döneminde bu ilaçların kullanılmaması ve doktora danışılması gerekir.
– Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçları kullanmadan önce hekime danışmalısınız. Gerekli hallerde asetominofen türevi ilaçlar kullanılabilir.
– Öksürük için kullanılan birçok ilacın da gebelikte güvenilirliği konusunda kesin bilgiler yoktur. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında bu ilaçları kullanmaktan kaçınmak gerekir.
– Mide ekşimesi ve hazımsızlık için kullanılan ilaçların gelişmekte olan bebek üzerinde olumsuz bir etkileri gösterilememiştir. Bu ilaçlar hekime danışarak kullanılabilir.
– Mide bulantısı için kullanılan ilaçlardan mümkün olduğu kadar sakınmak gerekir. Bunlar gelişmekte olan bebeğin iskelet, dolaşım ve sindirim sisteminde anormalliklere neden olabilir.
– Kabızlık için kullanılan ilaçlar ancak doğal önlemler ile barsak problemlerinin çözülemediği durumlarda hekime danışarak kullanılabilir.
– Yüzeyel olarak kullanılan kaşıntı gidereci, lokal anestezik gibi ilaçlar sistemik alınmadığı sürece gelişmekte olan bebeğe zarar vermez, ancak hekime danışarak kullanılmalıdır.
– Birçok kadının menstrual kanama bittikten sonra kullandığı vajinal duşlar, birçok hekim tarafından gebelik dışında da kullanımları önerilmeyen ürünlerdir. Bunlar gebelik öncesi dönemde kullanıldığında enfeksiyon riskini ve düşük ihtimalini arttırır. Bu duşların bir kısmı embryoya toksik olabilecek maddeler içerdiğinden doğum kontrol yöntemi uygulanmadığı dönemlerde kesinlikle kullanılmamalıdır.

Gebelik öncesinde sağlık sorunlarına bağlı ilaç kullanan anne adayları;
Hipertansiyon, şeker hastalığı ve epilepsi (sara) gibi sürekli ilaç kullanımını gerektiren durumlarda doğum kontrol uygulaması kesilmeden önce gebelik döneminde anne adayının önceden varolan sağlık probleminin tedavisine nasıl devam edileceği belirlenmelidir. Gebelik öncesinde kullanılan ilaçların birçoğu gebelik döneminde kullanılamaz. Gebelik dönemi anne adayının kullandığı birçok ilacın dozunun tekrar ayarlanmasını gerektirir. Anne adayını gebelik öncesindeki sağlık problemi nedeni ile takip eden doktor ve gebeliği takip edecek olan jinekolog beraber değerlendirmeli ve gebeliği süresince beraber takip etmelidir.

İlaçların Riske Göre Sınıflandırılması;
İlaçlar gebelik dönemindeki etkilerine göre 4 kategoriye ayrılırlar:
- Kategori A; Bu kategorideki ilaçlar gebelik sırasında kullanımlarında herhangi bir sakınca olmayan ilaçlardır, örneğin vitaminler önerilen dozlarda kullanılabilir.
– Kategori B; Bu kategorideki ilaçlar gebelik sırasında kullanımlarında çok ciddi risk içermeyen ilaçlardır. Gerekli olduğu durumlarda doktor kontrolü altında kullanılabilirler. Enfeksiyonların tedavisinde kullanılan penisilin grubu ilaçlar bu kategoridedir.
– Kategori C; Bu kategorideki ilaçlar gebelik sırasında kullanımlarındaki zararlı etkileri kesinleşmemiş ilaçlardır. Hayvan deneylerinde ilaçların zararlı olabileceğine dair veriler elde edilmiştir.
– Kategori D; Bu kategorideki ilaçların gebelik sırasında kullanılması bebek için risk oluşturur. Epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar gibi mutlaka kullanılmaları gerektiğinde, anne adayının ve bebeğin sağlığı açısından yarar zarar durumu değerlendirilerek karar verilir.
– Kategori X; Bu kategorideki ilaçlar gebelik sırasında kesinlikle kullanılmaması gereken ilaçlardır.
More

Yaşama Tarzı

Yaşama Tarzı
Yaşam Tarzı

Günümüzde gebeliğin ilk haftalarının önemi daha iyi anlaşılmıştır, ilk 12 haftada bebeğin organları oluşur. Birçok kadın henüz gebe olduğunu anlamadan bebeğin birçok organı gelişmiştir. Anne adayının yaşam şekli gelişmekte olan bebeği etkiler. Çocuk sahibi olmaya karar veren çiftler yaşam tarzlarını gözden geçirip düzenlemelidir.

Sigara

Gebeliğe hazırlık dönemi sigarayı bırakmak için çok uygun bir dönem olabilir. Sigaranın zararlarını bilmesine rağmen birçok kişi sigara içmeye devam eder, bir bebeğin sağlığından sorumlu olmak anne adaylarının sigarayı bırakabilmek için daha çok çaba göstermesini sağlar. Sigara içen kadınlarda bir yıl içinde gebe kalabilme olasılığı sigara içmeyenlere oranla %25 daha düşüktür. Sigara yumurta kalitesini bozar, yumurtanın döllenmesini ve döllenen yumurtanın rahme tutunmasını zorlaştırarak gebeliği önler. Sigara içen kadınlarda dış gebelik ihtimali de artar. Nikotin küçük damarların büzülmesine neden olarak vücuttaki kan dolaşımını yavaşlatır, bundan plasenta da etkilenir ve bebeğin gelişmesi için gereken oksijen ve besinlerin bebeğe ulaşması zorlaşır. Sigara anne adayının beslenmesini de bozar, vücuttaki C vitamini seviyesi düşer. Sigara içen kadınların bebekleri düşük doğum ağırlıklıdır. Bu bebeklerde düşük doğum ağırlığının yanında gelişme geriliği de sık görülür. Gebelik döneminde günde 10 adet sigaradan fazla içen kadınların erken doğum yapma riski %80 artar. Gebelik döneminde sigara içilmesi bebeğin akciğer gelişimini ve kapasitesini olumsuz etkileyerek bebeğin ileride akciğer problemleri ile karşılaşmasına neden olur. Gebeliklerinde sigara içen kadınların çocuklarında okul döneminde öğrenme güçlüğü tespit edilmiştir. Bunun da anne karnında bebeğin karbonmonoksit gazına maruz kalmasına ve beynine giden oksijenin azalmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.

Gebelik döneminde sigara bırakmayı kolaylaştıran nikotin sakız veya bantları gibi maddelerin kullanımı önerilmez.

Pasif İçicilik

Sigara içmeyenler restoranlarda, işyerlerinde hatta kendi evlerinde sigara dumanına maruz kalabilirler. Pasif içicilik olarak adlandırılan bu durum gebelere ve gelişmekte olan bebeklerine zarar verir. Pasif içicilik de bebeğin doğum ağırlığının düşük olmasına neden olur. Pasif içicilikten korunmak için çalışma ortamınızda ve evinizde iyi havalanan bir yerde oturmaya özen göstermelisiniz. Eşiniz sigara içiyorsa bu dönemde sigarayı bırakması bebeğin doğum sonrası sağlığı için de çok önemlidir.

Alkol

Gebeliğe hazırlık ve gebelik döneminde alkol tüketiminden kaçınmak gerekir. Alkol kadınların vücudundan daha uzun sürede atılır, gebelik öncesi dönemden itibaren alkol kullanılmamalıdır. Alkol doğumsal anomalilere neden olur. Alkollü içeceğinizi dilüe etmeniz (sulandırmanız) veya içkiden evvel bir şeyler yenmesi alkole karşı reaksiyonunuzu yavaşlatır, fakat alkolün bebeğe geçmesine engel olmaz.

Fötal Alkol Sendromu

Günümüze dek fötal alkol sendromunun sadece gebeliği sırasında fazla miktarda alkol alan kadınların bebeklerinde görüldüğü düşünülmekteydi, fakat daha az miktarda alkol alan kadınların bebeklerinde de problemlerin görüldüğü ortaya çıktı. Gebelik döneminde az miktar alkol alan annelerin bebeklerinde düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği görülmektedir. Günlük alınan alkol miktarı fazla ise bebeklerde gelişme geriliği, yüz ve kulak deformasyonları, yarık damak ve yarık dudak, sinir sistemi fonksiyon bozukluğu, zeka geriliği, diş gelişiminde problemler, iskelet sistemine ait bozukluklar, kalp, karaciğer ve üreme sistemine ait problemler görülür. Bu çocuklarda daha ileri yaşlarda davranış bozukluğu, hiperaktivite ve okulda başarısızlık da görülür. Fazla miktarda alkol alan kadınların bebeklerinde nöral tüp defektleri ve kromozomal anomalilere de rastlanır.

Gebeliğin ilerleyen zamanlarında alkol alımı kesilse dahi bebekteki gelişim geriliği devam eder. Gebeliğin ilk dönemlerinde alınan alkol bebeğe büyük ve kalıcı zararlar verir. Fazla miktarda alkol alan kadınlarda gebelik öncesinden itibaren alkol alımı kesilmezse bebekte görülebilecek doğumsal problemleri önlemek mümkün olmaz. Anne için alkol tüketiminin güvenli olduğu bir miktar belirlenememiştir. Gebelikten önce alkol alımını tamamen kesmek gerekir. Eğer doğum kontrolü uygulanmıyorsa menstrual siklusun ikinci yarısında kesinlikle alkol alınmaması gerekir.

Kafein

Kafein gebelik döneminde uzak durulması gereken bir maddedir. Kahve, çay ve kola gibi kafein içeren ürünlerin tüketimi mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Birçok araştırma gebelik döneminde kafein kullananlarda kullanmayanlara göre daha yüksek oranda doğum defektlerinin görüldüğünü göstermiştir. Gebelik döneminde kafeinin metabolizması değişir, yarılanma ömrü yani vücuttan atılma süresi uzar.

Eğer kahve ya da diğer kafeinli içecekler fazla tüketiliyorsa, gebelik öncesinde bunların kademeli şekilde azaltılması gerekir. Gebelik öncesi dönemden itibaren kola ve bitki çaylarından da uzak durulması faydalıdır. Bazı hayvan deneylerinde kafeinsiz kahvenin bebeğin gelişimine olumsuz etkisinin olabileceği gösterilmiştir. Araştırmalara göre dekafeinizasyon işleminde kullanılan bazı kimyasalların gelişim geriliğine neden olabileceği düşünülmektedir.

Suni Tatlandırıcılar

Günümüzde Nutrasweet (aspartam) veya diğer suni tatlandırıcı maddeleri içeren birçok diyet gıda maddesi yaygın olarak tüketilmektedir. Bu ürünlerin kullanımı gebe olmayan kişilerde güvenlidir. Gebelik sırasında suni tatlandırıcıların kullanımı ile ilgili çok fazla çalışma yoktur. Gebelik döneminde suni tatlandırıcılar ve bunları içeren ürünlerin mümkün olduğu kadar az tüketilmesi önerilir.

Aspartam vücutta metabolize edildiğinde metanol, aspartik asit ve fenil alanin adı verilen maddeler ortaya çıkar . Bunlardan aspartik asit plasentayı geçemez, metanol de çok düşük düzeyde olduğu için zararlı değildir. Bir aminoasit olan fenil alanin ise FKU (fenilketonüri) hastalığı olan kişilere zararlıdır. Çocukluk döneminde diyet ile tedavi edilebilen bu durum erişkin kadınlarda gebelik döneminde göz önünde bulundurulmazsa bebeğe zarar verebilir. Bu madde sinir sistemine zarar vererek ağır zihinsel geriliğe neden olabilir. FKU hastalığı olan gebeler aspartam içeren ürünleri kullanmaktan kesinlikle kaçınmalıdır.

Katkı Maddeleri

Birçok hazır gıdanın tazeliğinin korunabilmesi için nitrat içeren katkı maddeleri kullanılır. Gebelik döneminde bu ürünlerin tüketilmemesi önerilir. Bunun yanında taze meyve ve sebzelerin de üretim sırasında kullanılan böcek ilaçları ve gübrelerin içerdiği kimyasallardan arınabilmeleri için yenmeden önce çok iyi yıkanması gerekir.

 

More

Sağlık Sorunları

Sağlık Sorunları
Önceden Varolan Sağlık Problemleri
Gebelik kadının vücudunda birçok değişimin meydana geldiği bir dönemdir. Gebelik öncesinde kontrol altında olan birçok sağlık problemi gerekli önlemler alınmazsa gebelik döneminde hem anne hem de bebeğin sağlığını tehdit eder.Sağlık problemi olan kadınlar hem jinekolog hem de takibinde oldukları hekimin incelemesinden sonra gebeliğe karar vermelidir. Kronik hastalık nedeni ile ilaç kullanan kadınların ilaç dozlarının gebeliğe göre ayarlanması ve daha yakından takip edilmesi gerekir. Anne adayındaki sağlık problemlerinin kontrol altında olması bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir.

Hipertansiyon
Kan basıncının yüksek olduğu durumlara verilen addır. Gebelik sırasında hipertansiyon bebeğe yeteri kadar kan gitmesini ve bebeğin beslenmesini engeller, annenin böbreklerine de zarar verebilir. Gebelik döneminde anne adayının hipertansiyon için önceden kullanmakta olduğu ilaçlar değiştirilebilir, idrar söktürücü ilaçların gebelikte kullanılması sakıncalıdır.

Kalp Hastalıkları
Gebelik döneminde kalbin iş yükü arttığı için önceden varolan kalp hastalıklarına bağlı yakınmalar da artabilir. Kalp hastalıkları anne ve bebeğin sağlığını ciddi olarak tehdit edebileceği için mutlaka gebelikten önce anne adayının detaylı olarak incelenmesi ve tedavisinin planlanması gerekir.

Akciğer Hastalıkları
Tüberküloz, astım gibi akciğer hastalıkları kontrol altında oldukları taktirde gebeliğe zarar vermez. Tüberküloz günümüzde nadir görülür, gebelik sırasında alınırsa gebeliğin sonlandırılmasına gerek yoktur. Tüberküloz antibiyotikler ile tedavi edilebilir. Astım toplumda oldukça yaygın görülür, gebelik döneminde astım krizine neden olan maddelerden uzak durmak gerekir. Tedavi için kullanılan birçok ilaç gebelik döneminde güvenlidir. Gebelik döneminde alerji için uygulanan aşı tedavisine de devam edilebilir.

Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları
İlk üç aylık dönemde böbreklerin fonksiyonu % 50 artar ve gebelik sonuna dek böbrekler fazla çalışmaya devam eder. Gebelik döneminde idrar yollarına ait en önemli ve en sık görülen problem enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar erken doğuma neden olabilir ve erken teşhis edilmediğinde ilerleyerek böbreklere zarar verebilir. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınların gebelik öncesinde incelenmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Böbrek taşı olan gebelerde enfeksiyon daha sık görülür. Gebelik döneminde ağır böbrek hastalığı olan anne adaylarında hipertansiyon, bebeklerde ise erken doğum ve büyüme geriliği görülebilir. Gebelik öncesi sağlık kontrollerinde mutlaka idrar incelemesi yapılmadır. Dialize girmek zorunda olan anne adaylarının, gebelik süresince dialize girme sıklığı artabilir.

Böbrek transplantasyonu geçirmiş kadınlarda gebelik döneminde pre-eklempsi (gebelik zehirlenmesi) görülme ihtimali %33′ tür. Bu gebelerde erken doğum ihtimali artar ve bebeklerde gelişme geriliği görülür. Bu gebeler çok yakın takip edilmeli ve gerekirse gebelik dönemini hastanede geçirmelidir.

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları
Mide barsak sistemine ait problemler de gebeliği etkileyebilir.

- Peptik Ülser; Mide, onikiparmak barsağı ve yemek borusunda görülen ve mide asidinin artmasına bağlı oluşan bu yaralar gebelik döneminde iyileşme eğilimi gösterir. Gebelik döneminde antiasit kullanımının güvenli olduğu düşünülür.
– Ülseratif Kolit; Kalın barsağın iltihabi bir hastalığı olan bu durum kadınlarda daha fazla görülür. Karın ağrısı, ishal, kilo kaybı, ateş ve kansızlığa yol açan ataklar görülür. Gebelik iyileşme döneminde elde edilmişse hastaların %50-70’inde gebelik döneminde atak görülmez.

Karaciğer Hastalıkları

Karaciğer vücudun en kompleks organlarından biridir. Tüm metabolik ve kimyasal fonksiyonlar için gerekli olan bu organ besinlerin sindirilmesinin yanında ilaç, alkol, kimyasal maddeler ve benzeri zehirli maddelerin temizlenmesinde rol oynar. Gebelik öncesinde veya önceki gebelikler sırasında karaciğer fonksiyonlarında bozukluk olan anne adaylarının detaylı olarak incelenmesi gerekir.Şeker Hastalığı
Şeker hastalığı olan kadınların gebelikten 2 ay öncesinden itibaren kan şekerinin kontrol altında olması gerekir. Şeker hastası olan birçok kişi hastalığının farkında olmadığı için tüm anne adaylarının şeker hastalığı yönünden incelenmesi gerekir. Gebeliğin ilk 8 haftasında bebeğin organlarının geliştiği dönemde kan şekerinin kontrol altında olması çok önemlidir. Gebelik döneminde insülin kullanan anne adaylarında insülin dozunun ayarlanması ve bu gebelerin daha sık kontrol edilmeleri gerekir.

Tiroid Bezi Hastalıkları
Boyundaki bu bez vücudumuzdaki metabolik olayları kontrol eder. Tiroid bezinin çalışması ile ilgili problemler üreme sağlığını direkt olarak etkiler. Tiroid bezi hastalıkları gebe kalmayı güçleştirdiği gibi düşüğe ve erken doğuma da neden olabilir. Gebelik öncesi tiroid hormon düzeyleri belirlenerek problem varsa tedavi edilmesi gerekir.

Kan Hastalıkları
Anemi (kansızlık) kadınlarda sık görülür ve yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı, solukluk gibi yakınmalara yol açar. Gebelik öncesi dönemde kan sayımı yapılarak aneminin varlığı belirlenmeli ve mutlaka tedavi edilmelidir. Gebelik sırasında demir ve folik asit ihtiyacı arttığından bu maddeler yeteri kadar alınmazsa anemi görülür. Gebelikten önce anemi varsa gebelik süresince daha da derinleşir. Özellikle Akdeniz Anemisi gibi kalıtsal kan hastalığı olan anne adaylarının gebeliğe karar vermeden önce gerekli incelemelerden geçerek genetik danışmanlık alması gerekir.

Pıhtılaşma ile ilgili kan hastalığı olan kadınlar da gebelik ve doğum sırasında kanama yönünden çok dikkatli izlenerek takip edilmelidir.

Nörolojik Hastalıklar

- Epilepsi (Sara); Bu hastalarda genellikle gebelik döneminde nöbet sıklığı artar. Hastalığın durumuna göre gebelikte seçilecek ilaçlar ve dozlar ayarlanmalıdır. Kontrol altında olmayan hastalarda nöbetler sırasında gebenin ve bebeğin oksijenlenmesi bozulur.
– Migren; Damarların genişlemesine bağlı görülen baş ağrıları kadınlarda çok sık görülür. Özellikle menstruasyon sırasında görülen migren baş ağrıları olan kadınlarda gebelik döneminde başağrıları düzelebilir. Migren ağrısını arttıran gıdalardan uzak durulmalıdır.
– Multiple Skleroz (MS); Vücuttaki sinirleri kaplayan myelin adı verilen maddenin bozulması ile karakterize bir hastalık olan MS gebelik elde edilmesini veya gebeliğin devamını güçleştirmez. Bu hastalığı olan gebelerin %25’inde gebelik sırasında veya doğumdan sonra bir atak görülebilir.

Kanser

Hangi organ sisteminin tutulduğu, görülen tedavinin cinsi ve tedavinin sonucuna göre elde edilecek gebelik etkilenir. Bütün kanserlerin tedavisinden sonra, gebelik düşünüldüğü zaman kansere ve diğer organlara yayılımına yönelik tüm testlerin yapılması gerekir.
- Meme Kanseri; Meme kanseri nedeni ile tedavi görmüş birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi olabilir.Tedavi tamamlandıktan
3-5 yıl sonra gebelik düşünülmesi doğru bir yaklaşım olur, çünkü meme kanserine bağlı metastaz (yayılma) en sik bu dönemde görülür. Gebelik öncesinde mutlaka mamografi çekilmesi ve metastaz yönünden gerekli incelemelerin yapılması gerekir.
– Hodgkin Hastalığı; Hodgkin hastalığı lenf bezlerinin kanseridir. Genç yaştaki kadınlarda görülür. Hastalık tedavi sonrasında en çok ilk iki yıl içinde tekrarladığı için gebelik elde edilmeden önce en az iki yıl beklenmelidir. Tedavi sırasında kullanılan ilaçlar yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.

Bağ Dokusu Hastalıkları

Bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı ortaya çıkan bu hastalıklar kadınları daha fazla etkiler. Lupus hastalığı (SLE), skleroderma, romatoid artrit gibi bağ dokusu hastalıkları bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkar.
- Lupus; Bu hastalık gebeliği değişik şekillerde etkiler. Lupus hastalığı olan kadınlarda gebelik elde edilmesinde bir güçlük olmamasına rağmen elde edilen gebeliklerin %23-40’ı düşükle sonlanır. Erken doğum ve ölü doğum da bu gebelerde daha fazla görülür. Böbrek tutulumu olan lupus hastaları remisyon (iyileşme) döneminde gebe kaldıkları taktirde bebekleri daha az etkilenir. Lupus hastalığı olan gebelerin bebeklerinde kalpte ileti bozuklukları, vücutta döküntü ve büyüme geriliği görülür. Romatizmal hastalığı olan, fazla sayıda düşük yapmış veya önceden kalpte ileti problemi olan bebek dünyaya getirmiş kadınlarda mutlaka lupus antikorlarına bakılmalıdır. Gebelik döneminde steroid kullanımına devam edebilir fakat lupus tedavisinin gebelik döneminde tekrar düzenlenmesi gerekir.
– Romatoid artrit (romatizma); Özellikle 30-40 yaşlarındaki kadınlarda görülen bu hastalık eklemlerde şişlik, kızarıklık, ağrı ve hareket güçlüğüne neden olur. Eklemler dışında gözler, kaslar, akciğerler, kalp ve vücuttaki zarlar da etkilenebilir. Gebelik döneminde bu hastalıkta iyileşme görülür. Doğumdan sonra vakaların %25’inde hastalık alevlenir. Romatoid artritin gebeliğe olumsuz etkisi yoktur fakat gebe kalmadan önce tedavinin tekrar düzenlenmesi gerekir.

 

More